GoRiL Hakkında..
5/4/2007 · Kategori: Benim Hayatim
Familyası HominidaeYaşadığı yerler Afrika'nın geniş ormanlarında Özellikleri Maymungillerin
en iri ve güçlüsü, 2 metre uzunluk, 200-300 kg ağırlıkta olanları
vardır. Kolları dizlerine erişecek şekilde uzundur. Bitkisel besinler
yer. Ömrü 20-30 yıl Çeşitleri Tek türdür. Dağ gorili ve ova gorili olmak üzere iki alt türü vardır. Afrika'nın geniş ekvatoral ormanlarında yaşayan maymunlar (Primates)
takımının en iri gövdeli ve güçlü hayvanı. Erkek goril 180-200 cm
boyunda ve 200 kg ağırlıktadır. 300 kg gelenleri de vardır. Dişiler
daha ufak olup, 100 kilogramı geçmez. Sürüler halinde gezer. Kolları
ayak dizlerine kadar uzundur. Göğüs kafesi çok gelişmiş, gözleri
yuvalarına gömük ve burnu basıktır. Keskin dişleri vardır. Vücudu
kırmızı-esmer kıllarla örtülüdür. Rahatsız edilmedikçe insana pek
saldırmaz. Fakat korkunç ve müthiş olarak şöhret bulmuştur. Dört-beş
kişi bir gorili zaptedemez. Goril saldırısına uğrayan bir avcı, ilk
kurşunda vuramazsa gorilin tırnaklı pençeleriyle parçalanır. Yürürken
kolların yumruklarına ve ayak tabanlarının dış kenarlarına basar.
Parmak dipleri kısa bir zar ile birbirine bağlı ise de, baş parmaklar
serbesttir ve kavrama özelliğine sahiptir. Ayak tabanları içe doğru
olduğundan ağaç dallarını kolayca kavrarlar. Ağaç üzerinde dolaşırken
tutunacağı dalın vücut ağırlığını çekip çekemeyeceğini uzun kollarıyla
deneyip anlamadan üzerine atlamaz.
Goril, haşin ve çok tehlikeli olarak bilinirse de, bu pek doğru
değildir. Son derece sakin ve çok az gıda ile doyduğu zaman bile
kendini rahat hisseden bir hayvandır. Aslında leoparlar
dışında pek korktuğu başka hayvan da yoktur. Hemcinsleri ile de kavga
etmez. Goriller genelde küçük aile grupları halinde yaşarlar. Grup,
erkek bir lider, 4-5 dişi ile yavrulardan meydana gelir. Grup lideri en
az on yaşında olur. Gümüş renkli sırtından dolayı rahatça grup içinde
fark edilir. Grubun hareketi lider tarafından yönetilir. Erkek goril,
bazan sürüsünde otoriteyi sağlamak için iki ayağı üzerine dikilerek
kızgın vaziyette göğsünü yumruklar. Yan yan yürüyerek sinirli
kükremeleriyle çevresine gözdağı verir.
Goriller, filiz, yaprak ve meyvelerle beslenirler. Beslenmek için
gündüzleri her yerde dolaşırlar.Göçebe olanları her gece bir yerde kamp
kurar. Dişi ve yavrular ağaçların orta yükseklikteki dallarında yuva
kurarak orada yatarlar. İri gövdeli erkekler ise, ağaç dibinde
dallardan yaptıkları basit yataklarda sırtlarını ağaca yaslamak
suretiyle oturarak uyurlar. Goriller yuvalarını her gün yeniden
tertipleyerek döşerler.
Goriller sadece Afrika'da yaşarlar. Dağ
gorillerinin başında uzun bir saç perçemi bulunur. Ova gorillerinde bu
yoktur. Dağ gorillerinin nesli, yasak alanlarda avcılık yapanların
cinayetleri yüzünden tükenme tehlikesiyle karşı karşıyadır. Dağ
gorilleri sadece Ruanda, Demokratik Kongo Cumhuriyeti ve Uganda
arasındaki Virungas yanardağ silsileleri üzerinde yaşamaktadır.
Bunlardan ancak 280-300 kadarının hayatta kalabildikleri tahmin
edilmektedir. Ova veya vadi gorilleri diye adlandırılan öteki alt tür
ise, Kongo, Gabon, Kamerun,
Demokratik Kongo Cumhuriyeti ve Orta Afrika Cumhuriyetinde mevcuttur.
Bunların sayısı da 15-30 bin arasında tahmin edilmektedir.
Gorillerin en korkutucu durumu, ayağa kalkıp yumruklarıyla kıllı
göğüslerini dövmeleri anıdır. Bu sadece karşısındakine ikaz özelliğini
taşıyan bir harekettir. Bir saldırının başlangıcı olarak kabul
edilmelidir. Yumuşak ifadelerle kendisine hitab edildiği zaman
birdenbire sakinleşir. Kişi kaçmaya kalkarsa, en kötü ihtimalle
arkasından yetişip sırtına bir ceza ısırığı kondurur. Eğer bağırıp
çağırmaya başlanır ve telaşa kapılınırsa, kişiyi öldürmesi ihtimali
gibi korkunç bir durum ortaya çıkabilir. Çünkü o da telaş sebebiyle
korkmuş ve kendini koruma içgüdüsünü harekete geçirmiştir.
Goriller yavrularına çok düşkün olup, onları göğsünde taşırlar.
Dişiler 6, erkekler 8 yaşında erginleşir. Belli bir üreme mevsimleri
yoktur.Yavru, 260 gün süren bir gebelikten sonra doğar. Üç yaşından
küçük olanlar yuva yapmaz, anneleriyle beraber uyurlar. Tabii
düşmanları pars ve insanlardır. Yaşlandıkça renkleri griye döner.
Evcilleştirilmez.Hayvanat bahçelerinde uysal gorillere rastlanırsa da
bunlara pek güvenilmez.
Akdeniz Kaplumbağaları Caretta Caretta'lar.. (Resim + Bilgi)
5/4/2007 · Kategori: Siirler

Akdeniz kaplumbağaları, 200 milyon yıldan bu yana nesillerini sürdürmeyi başaran dünyadaki en eski canlı türü. Dünyadaki 7 tür deniz kaplumbağasından 2 türü Akdeniz'de yaşam mücadelesi veriyor.
Bunlar hepimizce yakından tanınan caretta caretta ve chelonia mydas türü deniz kaplumbağaları. Akdeniz'in mavi sularında yaşam mücadelesi veren caretta caretta ve chelonia mydas türü deniz kaplumbağaları binlerce kilometrelik Akdeniz'de nesillerinin tükenmemesi için yumurtlayacak sahillerin önemli bölümünü Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde buluyorlar.
Bugüne kadar yapılmış olan çalışmalar, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti sahillerinin özellikle koruma altına alınan deniz kaplumbağaları bakımından Akdeniz'de önemli yumurtlama alanlarına sahip olduğunu ortaya koyuyor. Bu çalışmaların süreklilik kazanması ve her yıl yapılması KKTC’nin tanıtılması ve turizm açısından büyük önem taşıyor. Hazırlanan broşür ve çıkartmalar kumsalları ziyaret eden yerli ve yabancı turistlere dağıtılıyor.
Dünyada "nesli tükenme tehlikesi" altında olan caretta caretta ve chelonia mydas türü deniz kaplumbağalarının KKTC kumsallarına gelerek yumurtalarını bırakmakta olmaları KKTC sahillerinin çok temiz ve halen bakir olduğunun en güzel göstergesi. Alagadi, Karpaz, Altınkum ve Kuzey Karpaz sahilleri olmak üzere toplam 4 alanda yumurtlama alanları mevcut.
"Yaklaşık 100-200 milyon yıldan beri nesillerini devam ettirebilen deniz kaplumbağaları, hızla gelişen sanayileşme ve insan aktiviteleri sonucunda hızla kirlenen dünyamızda günümüzde nesillerini devam ettirebilmek için büyük mücadele veriyorlar. Bu büyük mücadeleye rağmen başta caretta caretta ve chelonia mydas olmak üzere 7 tür deniz kaplumbağasının nesilleri hızla yok olmaya doğru gitmektedir. Denize kıyısı olan tüm dünya ülkelerinde 1979 yılında bir stok sayımı yapıldı. Stok sayımı sonuçları 1979 yılında Wasington'da yapılan Dünya Deniz Kaplumbağalarını Koruma Konferansı'nda açıklandı. Buna göre dünyada 100-200.000 ergin caretta caretta dişisi kaldığı rapor edilmiştir. Bu azalma karada ve denizde çok fazla olan predatörleri, deniz kirliliği ve insanoğlunun bilinçli ve bilinçsizce yaptığı tahribattan kaynaklanmaktadır. Tüm Akdeniz'de yılda 300-400 adet dişi chelonia mydas ve 2000 adet dişi caretta carettanın yumurtladığı bilinmektedir. 3 bin 171 yuva Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti sahillerinde 1992-1996 yılları çalışmalarda şu sonuçlar elde edildi:1992 yılında 65 kumsalda 200 yuva; 1993 yılında 68 kumsalda 571 yuva; 1994 yılında 77 kumsalda 980 yuva1995 yılında 876 yuva; 1996 yılında 544 yuva. Sadece yuvalar hesaplanacak olursa, deniz kaplumbağalarının 1992-1996'yı kapsayan 5 yılda KKTC kumsallarına toplam 3 bin 171 yuva yaptığı ortaya çıkar.
Bu verilere göre tüm Akdeniz'de yaşadığı kabul edilen chelonia mydas türü deniz kaplumbağalarının yaklaşık yüzde 25'in, caretta caretta türü deniz kaplumbağalarının ise yaklaşık yüzde 10'u yumurta bırakmak için Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti sahillerini seçiyor.
Bu gerçeğin bilincinde olan (Marine Turtle Conservation Project) Deniz Kaplumbağalarını Koruma Projesi gönüllüleri, 1992 yılından beri, Kuzey Kıbrıs’ta Kuzey Kıbrıs Kaplumbağaları Koruma Derneği (KKKKD) ile işbirliği halinde çalışıyorlar. İngiltere’deki çeşitli üniversitelerde okuyan İngiliz ve yabancı uyruklu öğrencileri yanında Türkiyeli ve Kıbrıslı öğrencilerin oluşturduğu grup, bu yıl yine merkezleri durumundaki Alagadi’de deniz kamplumbağalarının korunması yönünde çok yoğun ve özverili bir çalışma yürüttüler. Çeşitli ülkelerden gelip tek bir amaç için Kuzey Kıbrıs’ta buluşan gönüllü gençler, tam anlamıyla “deniz kaplumbağalarını koruma melekleri” gibi çalıştılar. Alagadi’de bu çalışmalar sürerken Çevre Koruma Dairesi de Karpaz kumsallarına çıkan kaplumbağaların korunması yönünde çalışmalarını yürütüyor. Uluslararası açıdan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin yüzakı durumundaki deniz kaplumbağalarını koruma çalışmaları her yıl çok daha iyi düzeye çıkarılıyor. Dünyanın uyguladığı abmargolara rağmen Kuzey Kıbrıs’a gelerek gönüllü kaplumbağaları koruma meleği gibi çalışan onlarca ülke gencine olanaklar sağlanıyor. Dünyanın ortak malı olan değerler yaşatılıyor.
Güvelerin Kamuflaj Yetenekleri
5/4/2007 ·
Aşağıdaki resme bakıldığında kamuflaj yapan canlılardaki renk
değiştirme sisteminin ne kadar kusursuz bir işleyişinin olduğu hemen
anlaşılmaktadır. Üzerinde bulunduğu ağaç gövdesini, ağaçta bulunan
likenlerin desenlerine kadar aynı olacak şekilde taklit eden bu canlı
elbette ki derisinin yapısını, hücrelerindeki pigmentlerin ne gibi
özelliklere sahip olacağını kendi kendine tasarlamamıştır. Tesadüfen
gerçekleşecek kimyasal işlemlerin ya da herhangi başka bir etkinin de
resimdeki güvenin vücudunda kamuflaj yapacağı sistemleri oluşturması
imkansızdır. Bu canlı üstün bir ilmin sahibi olan Allah tarafından bu
özelliklere sahip olarak yaratılmıştır. Allah her türlü yaratmayı
bilendir.